Bir Kadının En Mucizevi Yolu
BİR KADININ EN MUCİZEVİ YOLU: bir kadının 9 aylık gebelik sürecinde yaşadığı değişimler
Gebelik bir kadının yaşadığı en zorlu yolculuklardan birisidir. Düşünsenize karnınızda yaklaşık 50 santim uzunluğunda 3 kiloluk bir varlık taşıdığınızı. Bu küçük canavarın sizin tüm vücudunuzu sömürdüğünü hayır yalan değil gerçekten bu küçük varlık annesine fayda sağlayan neredeyse her şeyi sünger gibi adeta kendine çekiyor. Daha tomurcuğu annesinin rahmine düştüğü ilk anda küçük varlık annesinin göz bebeği oluyor. Ve anne bu varlığı sağ salim kucağına alabilmek için gözyaşları ile de olsa küçüğünün ona yaşattığı her türlü şeye ondan geldiği için seve seve katlanıyor. Bakalım bu ufaklık annesine ne gibi zorluklar yaşatıyormuş biraz ayrıntılarıyla bakalım.
Bu tohum annesinin karnına düştükten sonra geçen ilk üç aya biz ilk trimester diyoruz. ilk trimester dönemde annemiz duruma ve vücudunda gelişen olaylara adapte olmaya çalıştığı için bu dönem daha çok hormonların iniş çıkışları ile geçer. Anne adayı koku hassasiyeti, aşırı yorgunluk, sık idrara çıkma gibi bir takım fizyolojik belirtiler gösterebilir. Hatta bu dönemde annene de kilo kaybı yaşanması da beklenen bir durumdur.
Hamileliğin ikinci evresine de biz ikinci trimester diyoruz . bu dönemde hamileliğin 4üncü, 5inci ve 6ıncı ayları görülür. Bu dönemde annenin karnı artık belirginleşmiş taşıdığı yük giderek artmıştır. Hamileliğin en rahat ayları bu zamanlardır. Annenin bebeği ile arasında gerçek bir bağ kurmaya başlar. Mide bulantıları büyük ölçüde azalır ve anne artık kilo da artış yaşamaya başlar. Bebeğinin hareketlerini ilk bu aylarda hissetmeye başlar anne. Bazı anne adaylarında sırt ve bacak ağrısı görülebilmektedir.
Hamileliğin son evresi ise üçüncü tirmesterdir. Bu evre hamileliğin son aylarını temsil eder. Bebeğin en çok kilo artışı yaşadığı bu dönemde annemiz ne yazık ki idrar kesesine olan baskıdan ötürü altına kaçırmalar ya da sık idrara çıkma gibi durumlar yaşar. Bebeğin kilo artışından ve hareketlerinin artmasından ötürü anne adayı maalesef şiddetli tekmelere maruz kalabiliyor. Ama o her tekme atışından ziyade anne bebeğini hissetmenin mutluluğunu yaşıyor. Bu dönemde bebeklerin resmen küçük bir insan yavrusu olduğunu söyleyebiliriz. Bu evrede vücud artık kendini doğuma hazırlar.
Gebeliği üç evrede inceledik aynı zamanda gördük ki kalbi buz tutmuş bir insanın bile anne ile bebek arasındaki o inanılmaz bağdan ötürü kalbi kolaylıkla eriyebilir.
