Milli Akademi

ERKEK HAKLARI

ERKEK HAKLARI

Erkek Hakları: Eşitlik ve Toplumsal Algılar Üzerine Eleştirel Bir İnceleme

Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı, genellikle kadın haklarının savunulması ve kadına yönelik ayrımcılıkla mücadele üzerinden ele alınır. Ancak toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yalnızca kadınları değil, erkekleri de etkileyen çok boyutlu bir sorundur. Erkek hakları, bu perspektiften bakıldığında genellikle göz ardı edilir veya yanlış anlaşılır. Erkeklerin karşılaştığı cinsiyet temelli sorunlar, toplumsal algılar, yargısal sistemdeki önyargılar ve kültürel normlar tarafından şekillenmektedir. Bu makalede, erkeklerin karşılaştığı hak ihlalleri ve toplumsal cinsiyet rollerinin baskıcı yönleri, hukuki ve toplumsal boyutlarıyla incelenecek ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunulacaktır.

1. Toplumsal Cinsiyet Rolleri ve Erkeklik Algısı

Toplumlar, tarihsel olarak kadın ve erkeklere farklı roller ve sorumluluklar yüklemiştir. Erkeklere biçilen roller, onları güçlü, duygusal olarak soğukkanlı, aile reisi ve ekonomik olarak sorumluluk sahibi bireyler olarak tanımlamaktadır. Bu algılar, erkeklerin bireysel kimliklerini sınırlamakta ve toplumsal baskılar altında kalmalarına neden olmaktadır.

a) “Erkek Güçlü Olmalı” Algısı

Erkeklerin güçlü, dayanıklı ve sorunlarını kendi başına çözmesi gerektiği düşüncesi, erkeklerin duygusal ihtiyaçlarını ifade etmelerini zorlaştırır. Bu, özellikle ruhsal sağlık sorunları yaşayan erkeklerin destek almasını engeller ve intihar oranlarının erkekler arasında daha yüksek olmasına yol açar. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, intihar edenlerin çoğunluğunu erkekler oluşturmaktadır.

b) Aile ve Baba Rolleri

Erkeklerin aile içindeki rolü, genellikle ekonomik sağlayıcı olmaya indirgenir. Bu algı, erkeklerin babalık görevlerini yerine getirmelerine engel teşkil edebilir ve çocuklarıyla bağ kurmalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, boşanma durumlarında velayet davalarında erkeklerin dezavantajlı bir konumda olduğu sıkça dile getirilmektedir. Çoğu zaman çocukların velayeti annelere verilmekte, bu da babaların çocuklarıyla düzenli ilişki kurmalarını sınırlamaktadır.

2. Hukuki Boyut: Erkeklerin Karşılaştığı Sorunlar

Erkek hakları konusunda hukuki alanda çeşitli önyargılar ve adaletsizlikler bulunmaktadır. Bu durum, erkeklerin eşit bir şekilde yargı sisteminden faydalanmasını engelleyebilir.

a) Boşanma ve Nafaka Sorunları

Boşanma davalarında, erkeklerin genellikle haksız bir şekilde mali yükümlülüklerle karşı karşıya kaldığı iddia edilmektedir. Süresiz nafaka uygulaması, bu konuda en tartışmalı konuların başında gelir. Birçok durumda, erkekler ekonomik olarak güçlü olmaları gerektiği varsayımıyla orantısız nafaka ödemeye mahkûm edilmektedir. Bu durum, ekonomik bağımsızlığını kazanmış eşlerin de nafaka almasını sürdürmesine yol açabilir ve erkekler açısından adil olmayan bir duruma neden olabilir.

b) Velayet Davalarında Eşitsizlik

Boşanma süreçlerinde çocukların velayeti genellikle annelere verilmektedir. Bu durum, babaların çocuklarıyla bağlarını koparmalarına veya sınırlı bir ilişki içinde olmalarına yol açar. Erkeklerin de eşit şekilde ebeveynlik hakkına sahip olduğu gerçeği çoğu zaman göz ardı edilmektedir.

c) Kadına Yönelik Şiddet Yasalarının Yan Etkileri

Kadına yönelik şiddetle mücadele yasaları, kadınları korumayı amaçlarken erkekler açısından bazı haksız uygulamalara sebep olabilmektedir. Örneğin, 6284 sayılı Kanun kapsamında erkeklere yönelik uzaklaştırma kararları, delil ve tanık aranmaksızın alınabilmekte, bu da kötü niyetli kullanımlara yol açabilmektedir. Böyle bir durumda, suçsuz bir erkeğin sosyal itibarı ve aile ilişkileri geri dönülemez şekilde zarar görebilir.

3. Toplumsal Baskılar ve Ayrımcılıklar

Erkeklerin toplumsal baskılar ve cinsiyet temelli ayrımcılıkla karşılaşmaları, genellikle göz ardı edilir. Ancak bu durum, onların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ciddi bir sorundur.

a) Eğitim ve İstihdamda Erkeklerin Karşılaştığı Zorluklar

Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmaları genellikle kız çocuklarının eğitimi üzerine yoğunlaşırken, erkek çocuklarının eğitimde karşılaştığı sorunlar göz ardı edilmektedir. Erkek çocuklarının okuldan ayrılma oranlarının daha yüksek olması ve eğitimde geri kalmaları, ileride ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarını zorlaştırmaktadır.

İş dünyasında ise erkeklerin sürekli olarak “rekabetçi” ve “başarılı” olmaları gerektiği algısı, onların üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Bu durum, erkeklerin işsizlikle karşılaştıklarında daha büyük bir sosyal dışlanma yaşamasına neden olabilir.

b) Ayrımcı Tutumlar ve Şiddet Mağdurları

Toplumda erkeklerin şiddet mağduru olabileceği gerçeği çoğu zaman kabul edilmez. Kadına yönelik şiddet vakaları haklı olarak toplumsal bir tepkiyle karşılanırken, erkeklerin şiddete uğradığında aynı düzeyde destek göremediği bilinmektedir. Erkek mağdurlar, yaşadıkları şiddeti ifade etmekte zorlanır ve toplumsal yargılar nedeniyle sessiz kalmayı tercih ederler.

4. Erkek Hakları Mücadelesinin Önündeki Engeller

Erkek hakları savunusu, genellikle yanlış anlaşılmakta ve “feminizm karşıtı” bir hareket olarak görülmektedir. Oysa erkek haklarını savunmak, toplumsal cinsiyet eşitliğinin bir parçasıdır. Erkeklerin yaşadığı sorunları dile getirmek, kadın haklarına zarar vermek yerine, cinsiyet temelli sorunların çözümüne bütüncül bir yaklaşım sunabilir.

Bu mücadeledeki en büyük engellerden biri, erkeklerin kendi haklarını savunmakta isteksiz veya yetersiz kalmasıdır. Bunun nedeni, erkeklerin “yardıma ihtiyaç duymayacak kadar güçlü” oldukları yönündeki toplumsal algıdır. Bu algı yıkılmadıkça, erkeklerin hak mücadelesi hak ettiği dikkati göremeyecektir.

5. Çözüm Önerileri

Erkek haklarıyla ilgili sorunların çözümü için hem hukuki hem de toplumsal düzeyde reformlara ihtiyaç vardır:

a) Hukuki Reformlar
• Boşanma süreçlerinde nafaka sisteminin yeniden düzenlenmesi ve süresiz nafaka uygulamasının sınırlandırılması.
• Velayet davalarında ebeveynler arasında eşitlikçi bir yaklaşım benimsenmesi ve babaların da çocuklarıyla düzenli ilişki kurmalarını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması.
• 6284 sayılı Kanun gibi kadına yönelik şiddeti önleme yasalarının kötüye kullanımını önlemek için daha titiz delil değerlendirme süreçleri geliştirilmesi.

b) Toplumsal Algıların Değiştirilmesi
• Erkeklerin ruhsal sağlık sorunlarıyla ilgili destek almasını teşvik edecek kampanyalar düzenlenmesi.
• Erkeklerin şiddet mağduru olabileceği gerçeğini kabul eden farkındalık çalışmaları yapılması.
• Eğitim sisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğinin iki yönlü olarak ele alınması ve erkek çocuklarının da desteklenmesi.

c) Ebeveynlik ve Aile Rolleri
• Babaların çocuklarının hayatında daha aktif rol almalarını teşvik eden sosyal politikalar geliştirilmesi.
• Babaların ebeveynlik becerilerini artıracak eğitim programları düzenlenmesi.

Erkek hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin önemli bir parçasıdır ve yalnızca erkekler için değil, daha adil ve eşit bir toplum için de gereklidir. Erkeklerin karşılaştığı sorunların göz ardı edilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini tam anlamıyla sağlamanın önünde bir engeldir. Bu nedenle, erkek haklarına yönelik farkındalık artırılmalı, hukuki ve toplumsal mekanizmalar eşitlik temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Erkek haklarını savunmak, diğer cinsiyetlerin haklarını zayıflatmak değil; aksine toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için bir adımdır.

Afet İnan

Afet İnan