Milli Akademi

Günümüzde Belli Başlı Meslek Etikleri

Günümüzde Belli Başlı Meslek Etikleri

Günümüzde Belli Başlı Meslek Etikleri

Bu bölümde günümüzde öne çıkan belli başlı meslek etiklerini inceleyeceğiz. Daha önce de belirttiğimiz gibi belirli bir mesleğin icrası sırasında karşılaşılan etik sorunları konu alan meslek etikleri, her bir meslek için evrensel geçerliliği olan etik kodlar oluşturmayı amaçlar. Söz konusu bu kodlar, ilgili meslek mensuplarının uyması gereken doğru eylem ölçütünü verir. 

Burada kuşkusuz bütün meslek etiklerini ele almak mümkün değildir Üzerinde duracağımız meslek etiklerini iki açıdan örneklemek mümkündür: iş etiği, bilim etiği, tıp etiği gibi doğrudan belirli bir mesleği ilgilendirenler ve çevre etiği ve barış etiği gibi pek çok mesleki pratiği dolaylı bir ilgiyle etkilen etik alanları... Bunların kısaca kapsamlarını ve ardından eğildikleri temel sorunlar ile inceleme konularından en dikkat çekici olanlarını vurgulamakla yetindik.

Doğrudan Mesleki İlgiye Sahip Meslek Etiği Örnekleri 

İş Etiği: İş etiğinin konusu, işletmelerin mal ve hizmet üretirken gerek örgüt gerekse kişi düzeyinde uyması gereken davranış standartlarıdır. Bu anlamda iş etiği, iş yaşamını düzenleyen yasaların toplumsal sorumluluk ilkesine uygun bir şekilde nasıl uygulanacağı, paydaşlarla ilişkilerde hangi normların geçerli olacağı, insanlarda işletmeye karşı güven duygusunun nasıl yaratılacağı vb. sorunlara odaklanır. Bir yandan müşterilere doğru, düzgün ve kaliteli mal ve hizmet sunumunun, diğer yandan da çevreye duyarlı bir üretimin imkânını sorgular. İşçi ve emekçilerin hakettiği ücreti ve muameleyi görmesini sağlayacak koşulları oluşturmayı hedefler.,

Tıp Etiği: Tıp etiğine göre her türlü tıbbi tedavi, muhtaç durumda olanlara yardım etmeyi emreden daha temel bir norma uygun olmalıdır. Diğer bir ifadeyle tıp etiği, söz konusu etik normunun doktor-hasta ilişkisine uyarlanmış hâlidir. Zira doktorun karşısında hastanın konumu da tıpkı yardıma muhtaç olanınki gibidir. 

Bugün genellikle kabul edildiği üzere tıp etiğinin belli başlı sorunları arasında şu başlıklar yer alır: • kürtaj • ötanazi • bitkisel yaşam • genetik müdahale • insan üzerinde deney • insan klonlama • dürtülerin kontrol edilmesi amacıyla beyin operasyonları gerçekleştirme • organ nakli • bilgilendirme yükümlülüğü • hastanın özgür iradesini kısıtla.

Bilim Etiği: Yeniçağ’dan itibaren Batı düşünce dünyasında bilimsel bilgiye ve bilimsel ilerlemeye yönelik güven, tek bilgi türünün deney ve gözlemle elde edilen ampirik bilgi olduğu, bu tür bilgiyi ise ancak doğa bilimlerinin sağlayacağı, dolayısıyla doğa bilimleri dışındaki her türlü araştırma alanını teorik düşüncenin dışına çıkarma eğilimini güçlendirmiş, XX. yüzyılın önemli bir bölümünde pozitivizmin yegâne felsefi-bilimsel yaklaşım olmasına yol açmıştır. Bilimi ve bilimsel bilgiyi bu denli merkezileştiren bu yaklaşımın, bilimsel ilerlemenin önüne hiçbir şekilde geçilemeyeceğini, geçilmemesi gerektiğini savunması doğaldır.

Nitekim bugün pek çok anayasada “bilim ve sanat hürriyeti” başlığı altında insanın dilediği bilimsel araştırmayı serbest bir şekilde yürütebilme hakkı tanınmıştır. Fakat bu hak, bilim adına her türlü deneyin, araştırmanın hiçbir engellemeye uğramaksızın yapılabileceği anlamına gelmez. Tıpkı diğer insani etkinliklerde olduğu gibi bilimsel etkinlik de birtakım sorumluluklar gerektirir.

Dolaylı Mesleki İlgiye Sahip Meslek Etiği Örnekleri 

Çevre Etiği: İnsan ve etrafındaki canlı ve cansız doğa birlikte bir ekosistem oluşturur. Bir ekosistemin üyesi olmak ise beraberinde birtakım yükümlülükler getirir. Bu yükümlülükler, aslında gelecek kuşaklarla ilgilidir; şu ân yaşayanlar ile gelecek kuşaklardan oluşan topluluğa karşı sorumlu olmaktan doğar.

Barış Etiği: Barış hakkı ve barış etiği gibi kavramların önem kazanmasının sebebi kuşkusuz, nükleer silahların varlığı ve tüm insanlığı tehdit eden bir nükleer savaş ihtimalinden hâlâ bahsediliyor oluşudur. Pek çok düşünür, bilim insanı, aktivist söz konusu tehditin ciddiliğine ve geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğurabilecek riskler taşıdığına dikkat çekmektedir. 

Özellikle I. ve II. Dünya Savaşları sırasında yaşanan yıkımların derecesi ve niteliği, atom bombasının yol açtığı sonuçlar, dünya çapında artan silahlanma yarışı ve savaş sanayindeki yansımaları, teknolojik ilerlemenin ve sınırsız kârı hedefleyen kapitalizmin eleştirilmesine yol açmıştır. Bu sorgulama daha temel bir düzeyde akla ve bilime dayalı modern düşüncenin krizi olarak değerlendirilmiş, daha insani bir bilimin imkânı sorgulanmaya başlamıştır.