PLASTİK KİRLİLİĞİ
Bugün dünya genelinde plastik atık sorununun iyi biçimde yönetildiği söylenemez. Öyle ki yüzlerce, binlerce farklı türde plastiğin çok azı verimli bir biçimde dönüştürülebiliyor. Atıkların önemli bir kısmı toplanamıyor. Toplanan atıkların büyük bir kısmıysa ya yakılıyor ya da açık havadaki çöplüklerde biriktiriliyor. Plastiklerin yakılması çevreye ve sağlığa zararlı gazlar ile mikroplastiklerin (yani çapı 5 milimetreden küçük plastik parçaların) atmosfere karışmasına neden oluyor. Açık havada bekletilen atıklardan sızan zararlı kimyasal maddelerse içme sularını kirletiyor. Giderek büyüyen bu sorun karşısında hepimizin daha duyarlı olması gerekiyor.
Plastikler, polimer türünden organik bileşiklerdir. Tüm polimerler gibi tekrar eden birimlerden oluşurlar ve ana iskeletlerini karbon atomları meydana getirir. Plastikler, çoğunlukla petrol türevi malzemelerden üretilir. Maliyetleri düşüktür, hafif ve dayanıklıdırlar, kolaylıkla işlenebilir ve kalıba dökülebilirler. Günümüzde inşaattan tekstile, elektronikten ulaşıma kadar hemen hemen her alanda plastikler kullanılıyor. 2015 yılında üretilen 381 milyon ton plastiğin kütlesi yaşayan insanlarınkinin üçte ikisi kadardı.
Plastiklerin insanların ve diğer canlıların sağlığını tehdit etmesi için atık hâline gelmesi gerekmiyor. Plastikleri yumuşatmak ve daha kolay şekillendirilebilir hâle getirmek için kullanılan çeşitli katkı maddelerinin insan sağlığına zararlı olduğu biliniyor. Plastiklerdeki bu katkı maddelerinin plastiklerden hava ve suya karışması, insanların ve diğer canlıların sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.
Atık plastikler canlıların vücutlarına dolanıp hareketlerini engelleyebilir. Ayrıca canlıların atık plastiklere çarpması ya da bilerek veya bilmeyerek onları yutması canlılara zarar verebilir. Plastikleri yutan canlıların midelerinin kapasitesi azalır ve sahte bir doygunluk hissine kapılırlar. Yutulan plastikler polimer yapısında oldukları için sindirilemez. Ancak plastikten sızan çeşitli zehirli moleküller kana karışıp özümsenebilir. Plastikler canlıların sindirim organlarına zarar verebilir hatta delebilir. Bu durumlar bazen ölümle sonuçlanır. Plastiklerin yutulması ile ilgili bir diğer tehlike, zehirli maddelerin plastiklerin yüzeyinde birikebilmesidir. İnsanlar da içtikleri su ve soludukları hava vasıtasıyla doğrudan ya da beslendikleri canlılar vasıtasıyla dolaylı olarak mikroplastikleri yutuyorlar. Ancak bugün insanların ne ölçüde mikroplastiklere maruz kaldığı ve bu mikroplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkileri hakkında elimizde çok fazla bilgi yok.
Plastik kirliliği karalarda pek çok soruna sebep olur. Atık plastikler kanalizasyonları tıkar, sellere yol açar, yabani hayvanlar besin zannettikleri plastikleri yutar. Ancak plastik kirliliği ile ilgili asıl büyük sorun karalardan çok denizlerdedir. Herhangi bir karasal bölge dereler, çaylar ve nehirler vasıtasıyla denizlerle bağlantılıdır. Bu yüzden karalardaki plastik kirliliğinin önemli bir kısmı bir süre sonra denizlere ve okyanuslara karışır. Bu plastiklerin büyük çoğunluğu çöplere atılmayan, rastgele etrafa saçılan atıklardır.
Bilimsel çalışmalar her yıl yaklaşık 8 milyon ton plastiğin okyanuslara karıştığını gösteriyor. Üstelik bu rakamın giderek artacağı tahmin ediliyor. 6.300 kilometrelik uzunluğuyla Asya’nın en uzun nehri unvanına sahip olan Çin’deki Yangtze Nehri, her yıl 333.000 ton atık plastiği Pasifik Okyanusu’na taşıyor. Hindistan ve Bangladeş’in içinden geçip Hint Okyanusu’na dökülen Ganj Nehri ise her yıl karalardan topladığı 115.000 ton atık plastiği Bengal Körfezi’ne boşaltıyor. Yüksek basınç sistemlerinin sebep olduğu hava akımları okyanuslarda girdap biçimli akıntıların ortaya çıkmasına sebep olur.
Okyanus sularına karışan plastikler bir kez girdaplara kapıldıktan sonra akıntıyla beraber girdabın merkezine doğru sürüklenmeye başlar. Bu durum okyanuslardaki plastik kirliliğinin önemli bir kısmının girdaplarda birikmesine sebep oluyor. Okyanuslardaki çöplüklerin en bilineni ve üzerine en çok çalışmalar yapılanı Kuzey Pasifik Çöplük Bölgesi’dir. Kuzey Amerika’nın Pasifik sahillerinin 1.600 kilometre ötesinden başlayıp batı yönünde yüzlerce kilometre uzanan bu okyanus çöplüğü, İspanya’nın yüz ölçümünün üç katı kadar alan kaplıyor.