Veba Hastalığı
Veba, geçmişte çok sayıda insanın ölümüne neden olmuş, oldukça korkutucu bir hastalıktır. En çok Orta Çağ’da etkili olmuş ve özellikle Avrupa’da milyonlarca insanı öldürmüştür. O kadar çok kişi hayatını kaybetmiş ki bu hastalığa “Kara Ölüm” denilmiş. O zamanlar insanlar hastalığın nedenini bilmiyorlarmış ve bu yüzden çok panik olmuşlar. Kimi insanlar bunun Tanrı’nın bir cezası olduğunu sanmış, kimi de büyü ya da kötü ruhlardan kaynaklandığını düşünmüş. Ancak günümüzde biliyoruz ki bu hastalığa Yersinia pestis adlı bir bakteri neden oluyormuş.
Bu bakteri genellikle farelerden ve onların üzerindeki pirelerden insanlara bulaşıyormuş. O zamanlar şehirler çok kalabalıkmış ve temizlik şartları oldukça kötüymüş. Bu da hastalığın hızla yayılmasına sebep olmuş. İnsanlar hijyen kurallarını bilmedikleri için ellerini yıkamadan yemek yiyor, çöpler sokağa atılıyor, hayvanlarla insanlar aynı ortamda yaşıyormuş. Böyle bir ortamda hastalığın yayılması da çok kolay olmuş.
Vebanın birkaç çeşidi varmış: bubonik, septisemik ve pnömonik. En sık görüleni bubonik veba. Bu türde hastaların boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde şişlikler oluşuyormuş. Aynı zamanda ateş, baş ağrısı, titreme gibi belirtiler de görülüyormuş. O zamanlar ilaç olmadığı için çoğu hasta hayatını kaybediyormuş. Özellikle pnömonik veba, akciğerlere yerleştiği için çok hızlı yayılıyor ve çok daha tehlikeli oluyormuş.
Günümüzde ise veba artık neredeyse tamamen kontrol altına alınmış bir hastalık. Antibiyotikler sayesinde erken teşhis ve tedavi mümkün. Ayrıca sağlık sistemi geliştiği ve insanlar hijyen kurallarına daha çok dikkat ettiği için böyle salgınlar yaşanmıyor. Ama yine de bazı yerlerde, özellikle kırsal alanlarda nadiren veba vakaları çıkabiliyor. Neyse ki artık doktorlar bu hastalığı tanıyıp hızlıca müdahale edebiliyorlar.Veba geçmişte çok büyük yıkımlar yaratmış olsa da artık bilim ve tıbbın gelişmesi sayesinde korkulacak bir hastalık olmaktan çıkmıştır.