Milli Akademi

Cinsiyetçilik

Cinsiyetçilik

      Cinsiyetçilik; cinsiyet ve toplumsal   cinsiyete dayalı olarak ifade edebiliriz. Ayrımcılık durumları diğer şekillerde ki gibi açık veya örtülü olacak şekilde, bir cinsiyetin farklı özelliklerine dayanarak diğer cinsiyetteki  insanın üzerinde ayrıcalık tanıması ve diğer kişiden üstün görüldüğü bir bakış  açısıdır. Cinsiyetçilik kavramı bir cinsiyete atfedilen özelliklerin toplumsal süreçlerde bilimsel, politik ya da kültürel olacak şekilde adaletsiz  hak dağılımının meşrulaştırılması için kullanılmasını ifade etmesine denir.

     Cinsiyetçilik hayatta hem kadınların hem de erkeklerin başına gelen bir durumdur. Çoğunlukla cinsiyet ayrımı kadınlara yönelik olup eğitim hayatında, iş hayatında, sosyal hayatında, aile içinde çoğunlukla erkek egemenliği olduğundan dolayı kadınlara yönelik ayrım oranı erkeklere göre daha yüksek olmuştur. Hem kadınları hem erkekleri özgü bilgiler dayandırılarak uğradıkları ayrımcılıkları içerir ve birçok çalışmada kadınları ve erkekleri olumsuz etkileyen toplumsal bir mesele haline gelmiştir. Aynı zamanda tarihsel ve bağlamsal olarak bakıldığı zaman kadınların cinsiyete dayalı ayrımcılıktan  çok daha fazla etkilendiği görülmüştür.

     Bu durumda cinsiyet ayrımcılığı bireyin insan haklarından hepsiyle yararlanmasını engelleyen sosyal açıdan yapılandırılmış cinsiyet türleri ve normlarına dayanarak herhangi bir ayrıma, dışlanma ya da kısıtlamaya maruz kalmasıdır. Cinsiyet ayrımcılığı, kaynaklara ve fırsatlara ulaşma aşamasında eşitsizlik, şiddet, temel hizmetlerden yararlanmada yetersizlik, çalışma yaşamı ve siyasette kadının sınırlı olmasından dolayı yer alamaması ve kadınlara erkekler arasındaki kişisel ilişkilerdeki güç dengesizliği hususlarıyla yakından ilişkilidir. Dolayısıyla cinsiyet ayırımcılığı; toplumda kadınların temel hizmetlerden yoksun olması, fırsatlara ve kaynaklara sahip olmada erkeklere oranla eşit olmayan koşullar yaşaması, şiddete uğraması, siyasette ve çalışma yaşamında düşük oranlarda temsil edilmesi biçiminde tanımlanmaktadır.

      Cinsiyet ayırımcılığı, doğrudan ve dolaylı cinsiyet ayırımcılığı olmak üzere iki biçimde ortaya çıkmaktadır.

1.Doğrudan cinsiyet ayırımcılığı, bir bireyin bir kadına cinsiyetini esas alarak bir erkeğe davrandığı ya da davranacağından daha olumsuz davranması veya daha az olumlu davranmasıdır.

2. Dolaylı cinsiyet ayırımcılığı ise biçimsel olarak eşitlikçi gözüken davranış veya uygulamaların sonradan kadın üzerinde ayırımcı etkiler yaratmasıdır.

     Pek çok toplumda meslekler “kadın işi “ ve “erkek işi” olarak ikiye ayrılırlar. Genel olarak; “kadın işi” düşük statülü ve düşük ücretli, geçici, güvencesiz olan niteliksiz işlerden, buna karşı “erkek işi” yetki ve sorumluluk gerektiren, yüksek ücretli, sürekli, güvenceli olan nitelikli işlerden oluşmaktadır.

      Mobbing; İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına  zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünüdür.