BERAT KANDİLİ
Berat Kandili Şaban'ın yarısı, İslam dininde kutsal kabul edilen gecelerden biridir. Şaban ayının 14. Gününü 15. Gününe bağlayan geceye berat gecesi denir. Berat gecesi 16. Yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğunda minarelerde kandil yakılmasıyla kandil adını almıştır. Berat sözü “berâet” kelimesinin kısaltılmış şeklidir. Borçtan suç ve cezadan, hastalıktan kurtulmak demektir. Buna göre “berat gecesi” günahlardan kurtuluş gecesi demektir. Müslümanlar tarafından bu gecenin derin bir saygı ve heyecan ile kutlanmasının sebebi budur. Bu gece mağfiret gecesi de denmiştir. Çünkü bu gecede pek çok kimseyi Cenab-ı Hakk’ın affedeceği peygamberimiz tarafından bildirilmiştir.
Üç ayların ikincisi Şaban ayının içinde idrak edilen Berat Kandili, Ramazan ayının yaklaştığı günlerde Müslümanların dini duygularını yoğun biçimde yaşadığı bir gecedir. Şaban ayı Ramazan’a hazırlık ayıdır. Şaban ayının 15. gecesi olan Berat Kandili özellikle çok ibadet ve çok dua edilmesi gereken bir gecedir. Recep ayının içindeki Regaip ve Miraç Kandilinden sonra gelen Berat gecesi faziletlerle dolu bir mübarek gecedir İslam inancına göre bu gecenin bereketli ve verimli olduğu bu geceyi öyle bir değerlendirmek gerekir ki bu gecede günahların bağışlanması ve manevi anlamda Allah ı bolca anmak bolca dua etmek gerekir ki bu geceye aynı zamanda rahmet gecesi de denmektedir. Allah’ın kullarını affetmek istediği bir gece manasıyla çok faziletlidir. Her sene, Şaban ayının on beşinci Berat gecesinde, o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey kader de yazılır. Bu sebeple, Berat Kandili’ni duayla namaz ve oruç ve istiğfar ile geçirmek adeta bütün sene için tedbir almak gibi olur.
Peygamberimiz döneminde bilindiği gibi İslam’ın ilk yıllarında Kâbe putlarla dolu olduğu için peygamberimiz, namazları Beytü’l-Makdis’e yönelerek kılıyordu. Bununla beraber kıblenin değişmesini de istiyordu. Bu durum, peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra da on altı ay ve birkaç gün daha devam etmişti. Hicretin ikinci senesi Şaban ayının on beşinci günü peygamberimiz ziyaret için gittiği Benî Seleme yurdundaki mescitte öğle namazının ikinci rekâtını kılarken kıblenin değiştiği hakkında ayet nazil oldu ayette “(Ey Muhammed) Biz senin yüzünü (arzuladığın vahyi bekleyerek) çok kere göğe çevirdiğini elbette görüyoruz, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndüreceğiz; haydi (namazda) yüzünü artık Mescid-i Haram'a doğru çevir; (Ey müminler) siz de, nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin.” Bakara 144. Ayet inmiştir. Bu tarihi olayla Berat gecesini değerlendiren başlıca sebeptir. Peygamberimiz, bu nimeti veren Allaha şükürlerini yerine getirmek üzere bu geceyi ihya ediyor, ölüler ve diriler için dua ve istiğfarda bulunuyordu. Berat gecesine mahsus bir namaz ve ibadet yoktur. Berat gecesini bilmek değil dini yükümlülüklere uygun olarak bir mümin gibi değerlendirmek gerekir.