FİİL EHLİYETİ
FİİL EHLİYETİ
Fiil ehliyeti, bir kimsenin bizzat kendi fiil ve işlemleriyle kendi lehine haklar, aleyhine borçlar yaratabilme iktidarıdır. Türk Medeni Kanunumuzda fiil ehliyetini “fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” demektedir. Bu ehliyet, bireyin kendi iradesiyle, başkalarıyla hukukî ilişkiler kurmasını ve bu ilişkilerle ilgili kararlar almasını sağlar.
Fiil ehliyeti Hak ehliyetinden farklıdır. Gerçekten hak ehliyetine herkes sahip bulunduğu halde, fiil ehliyeti bakımından durum böyle değildir. Fiil ehliyetine göre herkes değil, ancak kendilerinden kanunun aradığı şartlar bulunan gerçek kişiler sahiptirler; zira hak ehliyetinin pasif olmasına karşılık, fiil ehliyeti aktif bir ehliyettir. Fiil ehliyeti, bir kişinin hukuki sorumluluk taşıyabilmesi için temel bir şarttır. Ancak, fiil ehliyeti tam olarak her yaşta kazanılmaz, belirli yaşlar ve koşullar doğrultusunda kazanılır.
Fiil ehliyetinin kazanılması genellikle 18 yaşını dolduran, reşit olan kişilere verilir. 18 yaşına giren bir kişi, hukuki işlemleri bağımsız olarak yapma yetkisine sahip olur. Fiil Ehliyetinin Sınırlanması: Bazı kişiler, çeşitli sebeplerle sınırlı bir fiil ehliyetine sahip olabilir. Türk Medeni Kanunu’na göre, fiil ehliyeti şu durumlarda sınırlanabilir:
Ergin Olmayanlar (Reşit Olmayanlar):
- Reşit olmamış (18 yaşını doldurmamış) kişiler, tam fiil ehliyetine sahip değildir. Ancak, reşit olmayan biri, Medeni Kanunumuzun 12. Maddesinde düzenlemiştir. “on beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir”. Örneğin, ergin olmayan bir kişi, bir iş sözleşmesi yapmadan önce ailesinin iznini almak zorunda olabilir.
Ayırt Etme Gücü Olmayanlar:
- Ruhsal engellilik veya akıl hastalığı gibi durumlar, kişilerin fiil ehliyetini sınırlayabilir. Ayırt etme gücü olmayan bir kişi, yaptığı işlemler açısından hukuki olarak sorumlu tutulmaz ve onun yerine bir vasinin onayı gerekebilir.
Kısıtlılar:
- Mahkeme kararı ile kısıtlanan kişiler, fiil ehliyeti bakımından sınırlı olabilir. Kısıtlılık, kişiye mahkeme tarafından belirli bir alanda, örneğin malvarlığına ilişkin işlemlerini yapma yetkisini sınırlayabilir. Kısıtlılar, genellikle özel sebeplerle (akıl hastalığı, maddi durum gibi) kısıtlanırlar.
Fiil ehliyetine sahip bir kişi, hukuki olarak şu işlemleri gerçekleştirebilir:
- Sözleşmeler yapabilir (örneğin olarak alışveriş, kiralama, iş sözleşmesi).
- Miras bırakabilir, miras alabilir.
- Evlilik, boşanma gibi aile hukukunda gerekli işlemler yapabilir.
- Şirketler kurabilir veya yönetebilir.
Fiil ehliyeti sınırlı olan bir kişinin yaptığı hukuki işlemler, hukuki temsilci yani velisi, vasisi tarafından onaylanmadıkça geçersiz olabilir. Örneğin reşit olmayan bir çocuk kendi adına bir arsa satın alamaz ya da bulunan bir arsayı kendi adına satamaz.
Sonuç olarak Fiil ehliyeti, bir kişinin kendi hukuki işlemlerini gerçekleştirebilme yeteneğini ifade eder ve bu, belirli yaşlara ve sağlık durumlarına göre sınırlı ya da tam olabilir. Reşit olmayanlar ve akıl sağlığı engeli olan kişiler, genellikle sınırlı fiil ehliyetine sahip olup, bunların yaptığı işlemler, hukuki sorumluluk açısından geçerli olabilmesi için başkalarının onayını gerektirebilir. Hukukumuzda bulunan tüm hukuki işlemleri yapabilmek için Tam Ehliyetli olmamız gerekir.