Milli Akademi

SOYBAĞININ REDDİ

SOYBAĞININ REDDİ

    SOY BAĞININ REDDİ

Soy bağı, çocuk ile ana ve baba arasındaki doğal veya yapay hukuki bağlantıdır. Soy bağının ana ile kurulmasına sağlayan yollar, baba ile kurulmasını sağlayan yollar birbirlerinden farklıdır. 

1- Çocuk ile ana arasında kurulması: Çocuk ile anası arasındaki soy bağı, biri doğal diğeri yapay olmak üzere iki yoldan kurulur. 

               A- Doğum ile kurulma: Çocuk ile anası arasında soy bağı kurulmasını sağlayan doğal yol, çocuğun doğumudur. Gerçekten bir çocuk ister evlilik içinde ister evlilik dışında doğmuş olsun, doğum anında annesiyle soy bağı ilişkisi kendiliğinden kurulmuş olur. 

                B- Evlat edinme ile kurulma: Evlat edinme yoluyla da bir kadın ile evlat edindiği çocuk arasında soy bağı ilişkisi kurulmuş olur ve bu yapay soy bağıdır. 

2- Çocuk ile baba arasında kurulması: Çocuk ile baba arasında soy bağı kurulmasını sağlayan dört yol vardır: “Ana ile evlilik”, “tanıma”, “hakim hükmü” ve “evlat edinme”. 

  1. Ana ile evlilik: 
  • Doğum sırasında evli olmak; Medeni Kanun, evlilik devam ederken veya sona ermesini izleyen 300 gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğunu kabul ediyor, buna “babalık karinesi” denir. O halde, evlilik devam ederken veya evliliğin iptal, ölüm, fesih veya boşanma sebebiyle sona ermesinden itibaren 300 gün geçmeden doğan çocuk, evlilik içinde doğmuş sayılmakta ve bu çocuk ile baba arasındaki soy bağı doğum anında kurulmuş olmaktadır. Evlilik dışında doğmuş olan bir çocuğun anası ile doğum anında soy bağı kurulduğu halde, babası ile o anda kurulmuş olmaz.
  • Doğumdan sonra evlenme; çocuk doğduğu sırada anneyle baba evli değillerse, çocuk ile baba arasında soy bağı doğumla kurulmuş olamaz. Ancak, doğal baba denilen bu erkek ile ana doğumdan sonra birbirleriyle evlenirlerse, çocuk ile baba arasında soy bağı evlenme anında değil, geriye yürüyerek çocuğun doğduğu andan itibaren kurulmuş olur. Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenmeleri sırasında veya daha sonra yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar. Ancak, bildirim yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlerine tabi olmasını engellemez
  •  Soy bağının reddi; babalık karinesi adi karinelerdendir, yani aksini ispat etmek mümkündür. O halde, bir baba, evlilik içinde doğmuş veya ana rahmine düşmüş, yani evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğmuş olan çocuk hakkında geçerli olan bu karenin çürütülebilir, ancak bunu bir dava ile yapmak zorundadır. İşte buna soy bağının reddi davası da denir. Soy bağının reddi davası açmak sadece kocaya tanınmış değildir; çocuk ve hatta kocanın ölmesi, gaipliği veya ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmesi hallerinde, kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi de bu davayı açabilirler. 

Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka kanıt getirmesine gerek yoktur; sadece bunu belirtmesi yeterli olacaktır. Buna karşılık, çocuk evlenmenin yapılmasından başlayarak 180 gün geçtikten sonra doğmuşsa, koca bu çocuğun kendisinden olması olasılığı bulunmadığını ispat etmedikçe soy bağını reddedemez. 

Koca, davayı doğumu veya baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açmazsa, dava hakkı düşer.

Çocuk, ergin olduğu tarihten itibaren en geç 1 yıl içinde dava açmak zorundadır. 

Bu dava, çocuk anaya karşı açılır; çocuk, davayı ana ve kocaya karşı açar. Soy bağı, dava sonunda verilen mahkeme kararıyla reddedildiği takdirde, koca hakkında geçerli olan babalık karinesinin hükmü kalkar ve çocuk, doğduğu andan itibaren evlilik dışında doğmuş, yani baba tarafından soy bağı ilişkisi olmayan bir çocuk haline gelir. Ancak, annesiyle doğumla oluşan soy bağı bundan etkilenmeksizin aynen devam eder.